
Merhaba, ben Emre.
Psikolojiye adım atmadan önce, kendi iç dünyamı anlamaya duyduğum derin bir merak vardı. Zamanla bu merak, yalnızca bir ilgi alanı değil; mesleki yönelimim ve yaşam tarzım hâline geldi.
Çocukluğumda dışa dönük, iletişimi güçlü bir yanım olduğu kadar; yoğun düşünen ve kaygıyla baş etmeye çalışan bir yanım da vardı. Uzun süre bu iki hâl arasında gidip geldim. Bugün baktığımda, her iki yanımın da bana ait olduğunu kabul edebiliyor ve her birine değer verebiliyorum. Mesleki yolculuğum, bu içsel çeşitliliği bir arada tutmayı öğrenmemi sağladı.
Psikolojiye dair sorularım hep iki temel eksende şekillendi:
Kendimi ne kadar tanıyorum?
Ve bu meslekle başkalarına ne kadar fayda sağlayabilirim?
Bu sorular, hâlen mesleki duruşuma yön veriyor.
Lisans eğitimimi Afyon Kocatepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladım. Eğitim sürecimde çeşitli kliniklerde, anaokullarında ve öğrenme güçlüğü alanında çalışan merkezlerde gönüllü stajlar yaparak farklı gelişim dönemleriyle çalışma deneyimi edindim. Bu süreç, her bireyin kendine özgü bir hikâyesi olduğunu yakından görmemi sağladı.
Mezuniyetimin ardından 100 saatlik Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitimi alarak klinik becerilerimi güçlendirdim. Bununla birlikte 4–7 yaş grubu çocuklara yönelik yaratıcı drama ve psikoloji temelli atölyeler yürütmeye başladım. Çocuklarla çalışırken, yalnızca bireysel deneyimlerin değil, bu deneyimlerin oluştuğu bağlamın da ne kadar belirleyici olduğunu fark ettim.
Şu anda mesleki çalışmalarımı Yaşam Çemberi Psikoloji bünyesinde sürdürüyorum. Çalışmalarımda bireyleri sabit kalıplar üzerinden değil; kendi iç dinamikleri ve gelişim ritimleri doğrultusunda ele almayı önemsiyorum. Kurumlara ve ekip yapılarına yönelik psikolojik temelli grup çalışmalarına da alan açmayı hedefliyorum. Kurumsal danışmanlık çalışmalarında iç iletişimi güçlendiren, rol farkındalığını artıran, işe alım ve oryantasyon süreçlerini destekleyen deneyimsel modellerle çalışmayı önemsiyorum. Özellikle grup çalışmalarında, oyunlaştırma ve deneyimsel öğrenme yöntemlerini; kişinin kendisiyle daha doğal ve temas hâlinde buluşabildiği alanlar olarak görüyorum .Yaşam Çemberi Psikoloji' de her bireyin kendi yolculuğunu ve bu yolculukta nereye yönelmek istediğini merkeze alan bir yaklaşımı benimsiyorum ve yine sürecin sonunda ise “iyi ki” diyebilmeniz, en büyük temennim.
Ben psikolojiyi; hızlı cevaplar sunmaktan çok, kişinin kendi deneyimini anlamayı ve kabul etmeyi öğrenebileceği bir süreç olarak görüyorum. Dışa dönük yanım da, kaygılı yanım da benim. Bu kabulle ilerlemek, hem kendime hem de temas ettiğim herkese daha derin bir anlayışla yaklaşmamı sağlıyor.


Emre Göbel
Psikolog






